|
kırçiçeği papatyawrote:
NEYE YARAR…
Tüm kapılarını kapattım yaşamın. Neye yarar ki sen gittikten sonra .Ben kırıldıktan sonra bin parçaya. Bir büyük sessizliğin beni alıp götürdüğü bu yalnız duvarlarda şimdi parçalanan yüreğimin izleri duruyor. Neye yarar ki bir gün geleceğini bilsem de . Bunca hüzünden sonra,yıkıntıları bir dağ gibi olmuşken beklemelerin neye yarar ki bir gün geleceğini ummalar. Sana ait sakladıklarımla yetinmeye çalışıyorum. Gün ve gün eksilen (eskiyen) hatıralarında son demlerini yaşıyor bende. Bütün şarkıları susturuyorum, bütün melediler son bestesine soyunuyor . Ben son bestesini yapıyorum aşkın ve sevdanın. Yokluğuna ve gidişine dokunuyor her bir tını. Beni alıp taşıyan bu adımlarda artık düşmüyor peşine. Neye yarar ki bütün adımlarımı yorduktan sonra gelmelerin. Her gidiş ne kadar acıysa geç kalınmışlık ta o kadar öldürür bendeki seni. Sensizliğe mahkum ettiğin o günün sabahında kırmaya çalıştığım tüm zincirlerde yaralandım. Yaralandığım yerden yeniden doğurdum asi yanımı. Bütün mahkumiyetler bir kaçısın sırlarını taşır içinde. Ve ben kaçmaların hesabını yaparken neye yarar çıkıp gelmelerin. Bir günün sabahında sen , yani sevdam,yani ölümler baş koyduğum alıp gittin uzaklara seni ve beni. Yollar ortasında çaresiz kalışlarımın, tüm bekleyişlerimin solgun yüzü oldun. Sana ait ne varsa yakmaya çalıştığım bu günlerde küllerini savuruyorum rüzgarlara. Sen çıkıp gelecekmişsin bir gün. Neye yarar ki artık gelmelerin. Küllerin bile savrulmuşken ,Savurmuşken kendimi sana ait olanlarla neye yarar ki dönüşler. Bir gün geleceksin beni ve seni savurduğum kayalıklara. Geride geç kalınmışlıkların yaraları sadece. Yangın içinde bir gül, bir sevda,biz kaldık .. Şimdi yavrusunu yitirmiş bir ana, yarini ölüme vermiş bir sevdalı gibi kaldık orta yerinde yaşamın. Gidenler gitti, dönüşleri olsa da eskisi gibi kalmadı bırakılan. Nereye savrulacağını bilmeyen iki yaprak gibi düştük bizi ayrı diyarlara atan rüzgarın peşine. Geride sesimiz kaldı son çığlıklarımızda. Geride sevdayı bıraktık, Ölüm fermanını ellerimizle verdiğimiz. İki yürek bıraktık geride dönüp asla bulamayacağımız. Şimdi biz dalından kopmuş iki yaprak gibi… Şimdi biz bir elmanın iki yarısı gibi.. Şimdi biz …Sen ve ben yani Bilinmez bir ufka yol alıyoruz, bütün yaralarımız kanarken. Neye yarar ki geri dönüşler, bir uzun karanlık yola girmişken… Nihat coşkun
Jan. 28
|
|
|
_SeRaP_ AvRiLwrote:
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın...
"Nereden çıktın bu vakitte"dememeli, Bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; "Gözünün dilini"bilmeli; Dinlemeli sormadan,söylemeden anlamalı... Arka bahçede varlığını sezdirmeden,mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi Köklenmeli hayatında; Sen,her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli. Kovuklarına saklanabilmelisin. Kucaklamalı seni güvenli kolları. Dalları bitkin başına omuz, Yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı... En mahrem sırlarını verebilmeli, En derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; Gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz... Onca dalkavuk arasında bir tek o, Sözünü eğip bükmeden söylemeli, Yanlış anlaşılmayacağını bilmeli. Alkışlandığında değil sadece, Asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli. Övmeli alem içinde,baş başayken sövmeli Ve sen öyle güvenmelisin ki ona, Övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, "Hak ettim" diyebilmelisin. Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; Günahlarının yegane şahidi... Seni senden iyi bilen,sana senden çok çok güvenen bir sırdaş... Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında,onun gözünden gelmeli yaş... senin olduğun gibi.. Ne diyelim Allah herkese böyle dostlar, dostluklar nasip etsin.Dostluk kelimesinin anlamı ancak bu kadar güzel tarif edilebilir.
Jan. 7
|
|
|
_SeRaP_ AvRiLwrote:
Spaces'ın hoş olmuş,kimse bilmez sarkısı iyi bir seçim.Neden konuk defteri eklemiyorsun?K.i.b.
Dec. 23
|